Tahtakuruları

   

BİYOLOJİSİ: Erişkin tahtakurusu oval, yassı, çok ayaklı 2 - 5mm boyunda, pas kırmızısı rengindedir.Ezilince pis kokar ve kan çıkar. Erginleri hiç beslenmeden 500 gün yaşayabilirler.Kümeler halinde 250 civarında yumurtayı yapıştırarak çatlaklara bırakırlar evlerde insanın yaşadığı yatak odaları, çekyat, dolap içleri, karyola yatak kenarları, duvar delikleri ve tahta aksam ayrıkları ile yatakhaneler gibi yerlere yuvalanırlar insanları ısırıp ağırlığının 4 -6 katı kan emerler, emdiği yer şişer ve çiban gibi kızarır. Özellikle geceleri aktiftir, insana uykuda hemen hücum eder, evden eve eşya ile yayılır. Pasteurella pestis, allerjik reaksiyonlar. Bacillus anthracis, B.Recurrentin gibi bir çok hastalığı bulaştırırlar.

KONTROL ÖNLEMLERİ: Bireysel mücadele çok zordur. Başarılı olmaz, profesyonel uygulayıcı için kolaydır. Barındığı ve ürediği yerler dikkatle ilaçlanırsa kolayca yok edilir. Karyolaya, dolaplara, duvarlara, koltuklara komple kalıcı etkili ilaçı yeterli dozda atmak gerekir. 

Tahta Kurusu
Tahta KurusuTahtakuruları, saklandıkları yerlerden gece çıkarak kanla beslenen, koyu kırmızı renkte, ortalama 4-5 mm uzunluğunda böceklerdir. Isıdıkları yerlerde kırmızı, yuvarlak ve sert kaşıntılı lezyonlar oluşur. Duyarlı kişilerde ürtiker, ödem ve kanamalı kabartılar görülebilir. Kaşıntıyla oluşan deri örselenmesi ikincil enfeksiyonları hazırlar. Ender olarak genel alerjik tepkiler ortaya çıkabilir. Emdiği kanın  sindirim artıkları yatak çarşafında koyu lekeler olarak görülebilir.

Konağa yalnızca beslenmek için gelen  asalak, daha sonra korunaklı yerlere çekilir. Emdiği kanı sindirmesi günlerce sürebilir. Tahtakurusunun insana hiçbir hastalık bulaştırmadığı sanılmaktadır. Tedavi genellikle belirtilere yöneliktir. Bu böceklerin üredikleri yapılarda bütünüyle yok edilmesi gerekmektedir. Ama kullanılan zehirlere karşı dirençli nesiller geliştiğinden tahtakurusuyla mücadelede de farklı kimyasal maddeler denenmek zorunda kalınmaktadır.

 

 

 

Kene ve Akar

Kene ve akar Acarina grubu içinde sınıflandırılan 5 bini aşkın türden oluşur. En ufakları milimetrenin onda biri kadardır. En irileri ise 3 cm uzunluğa erişir. Acarina içinde genellikle alttakım düzeyinde sınıflandırılan Ixodida grubu kene, bütün öbür grup üyeleri akar adıyla tanınır. Ama bu iki terimden bazen biri diğerinin yerine kullanılmakta, bazen Acarina grubunun sıcakkanlı hayvanlarda asalak yaşayan türlerine kene, bitkilerle beslenen türlerine akar adı verilmektedir. Burada akar ve kene ayırımı başta belirtilen bilimsel sınıflandırma temelinde yapılmıştır.

            Keneler - Kenelerin uzunluğu 3 cm’ye kadar ulaşmakla birlikte çoğu 1,5cm’den küçüktür.Akarlarda ve bütün eklembacaklılarda görüldüğü gibi vücutlarını epidermis (üstderi) denen dış hücre katmanının salgıladığı, temel olarak kitin ve boya maddeleri içeren hücresiz, sağlam bir vücut örtüsü (kütiküla) sarar.Erişkinlerde dört, larvalarda 3 çift bacak bulunur.

            Sıcakkanlı hayvanların ve insanların kanını emerek beslenen keneler birçok hastalık etkeninin taşıyıcısıdır. Kenelerle insana bulaşan başlıca hastalıklar arasında nöbetli humma,Marsilya humması, Kayalık dağlar lekeli humması, Q humması, virüs kökenli bazı ensefalit (beyin iltihabı) tipleri ve tularemi sayılabilir.

            Deriyi delerek kan emen keneler açtıkları yara bölgesinde kanama, kızarma ve şişmeye yol açar.Bu belirtilere bölgesel olarak kaşınma, yanma ve ağrıda eşlik eder. Duyarlı kişilerde baş dönmesi, çarpıntı, solunum sıklaşması, bulantı ve kusma gibi alerjik tepkiler oluşabilir. Bazen ateş de yükselir. Kenenin uzaklaştırılmasıyla bu belirtiler kaybolur.

            Kenenin kan emme sırasında tükürük bezlerinden salgılanan zehirli maddeler ağır sinir sistemi bozukluklarına yol açabilir. Bu zehirli maddeler sinir uyarılarının çevresel sinirler ve omurilik boyunca beyne iletilmesini engeller. Asalak kıllı bölgelerde günlerce saklı kalabildiğinden, olguların çoğunda ortaya çıkan belirtilerin nedeni uzun süre anlaşılmaz. Hastada ataksi  reflekslerin zayıflaması ya da kaybolması ve kas güçsüzlüğü görülür. Daha çok çocuklarda rastlanan bu tip belirtiler çocuk felci olasılığını düşündürebilir. Ama ateş normaldir ve beyin omurilik sıvısında bir anormallik yoktur. Solunum felce uğramadığı sürece bu belirtiler bütünüyle iyileşebilir.keneler dikkatle aranıp bulundukları yerlerden çıkarılmalıdır. Kenenin başı genellikle deriye gömülmüştür.. Hayvanın parçalanmadan, bütünüyle çekilmesi gerekir. Bunun için kloroform yada eter kullanılabilir. Hayvanın deriyi bırakması sağlanamazsa kalan parçaların tek tek çıkarılması çok daha zor olacaktır. Kenenin çıkarıldığı yer mikrop öldürücülerle temizlenmelidir

Akarlar Akarların uzunluğu genellikle yarım milimetreyi aşmaz. Önemli bir bölümü bitki zararlısıdır. Ama uyuzböceği başta olmak üzere bazı akarlar insan derisinde tüneller açarak ilerler.Uyuzun başlıca belirtisi şiddetli kaşıntıdır. Hayvanın açtığı tipik bir tünel mercekle bakıldığında deride ince bir çizgi olarak görülür. Kızartı ve ödem gelişebilir. Uyuz, örneğin el sıkışması gibi bir temasa bağlı olarak kolayca insandan insana geçer. Kafur ya da fenol içeren pomatlar kenelerin boğulmasına yol açar ve kaşıntıyı azaltır.Ayrıca ağızdan alınan antihistaminikler yararlı olabilir. Uyuzböceği kolayca yeni konaklara geçebildiğinden aynı evde yaşayan insanlar da tedavi ve korunma kapsamına alınmalıdır. Kene öldürücü ilaçların vücuda sürülmesi belirli aralıklarla sürdürülerek, bu arada açılan yumurtalardan çıkan kene yavrularının da ölmesi sağlanır. Çamaşırlar, yatak ve yatak örtüleri ya kaynatılır ya da kene öldürücü ilaçlarla temizlenir.