(14/Nisan)Gaziantep ve çevre
illerde sıklıkla yaşanan yılan sokması ölümlerin yanı sıra, el ve ayak
kayıplarına da neden oluyor.
Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Tıp Fakültesi İlk ve Acil Yardım Anabilim Dalı
Başkanı Yrd. Doç. Dr. Cuma Yıldırım, Gaziantep’te “bozyılan” olarak
adlandırılan yılan türüne sık rastlandığını belirterek, “Bu yılan türü soktuğu
insanların hayatını tehlikeye sokuyor” dedi.
Yılan sokması vakalarında vakit geçirilmeden en yakın sağlık kuruluşuna
başvurulması gerektiğine işaret eden Yıldırım, “Erken müdahale edemediğimiz
hallerde hasta hayatını ya da elini, ayağını kaybedebiliyor” diye konuştu.
Yıldırım, yılan sokması vakalarında ısırık izinin üzerinin dağlanmasını ya da
ısırığın üzeri kesilerek buradan kan emilmesini doğru bulmadığını ifade ederek,
sözlerini şöyle sürdürdü:
“İlk yardım uygulaması olarak, yılanın zehrinin kana karışmasını yavaşlatmak
amacıyla ısırılan yer ayak ya da el sabitlenebilir. Isırılan yerin birkaç
santimetre üzerinden bilinçli ve yüzeysel olmak koşuluyla turnike
uygulanabilir. Akrep ve böcek sokması vakaları ise ciddi alerjik reaksiyonlara
tanık oluyoruz. Bu vakalarda da ısırılan ya da sokulan yerin üzerine buz
uygulanmalı, kişi vakit geçirilmeden en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılmalı.
Isırılan ya da sokulan yerin üzerine çamur ya da başkaca şeyler sürmek çare
olmadığı gibi bazı mikrobik sağlık sorunlarına neden olabilir.”
KORUNMA ÖNERİLERİ
Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr.
İsmail Varol da Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin yılan, akrep veörümcek
populüsyonu açısından zengin bir bölge olduğunu belirtti. Varol, havaların
ısınmaya başlamasıyla birlikte doğanın ve doğadaki yılan, akrep ve örümceklerin
de uyandığını, insanlar için öldürücü zehire sahip bu canlıların insanların
yaşam alanlarında daha çok görülmeye başladığını ifade etti.
Yılan, akrep ve örümceklerin de tıpkı insanlar gibi doğanın bir parçası
olduğuna dikkati çeken Varol, “Bu türleri bütünüyle yok edemeyiz. Yok etmemiz
doğru da değil. Dünyamızı yılan, akrep ve örümceklerle paylaşmak zorundayız”
diye konuştu.
Yılan, akrep ve örümceklerin genellikle taş, kaya ve kuru otların altında, ören
yerlerinde ve ağaç kovuklarında barındığını bildiren Varol, şöyle konuştu:
“Tarla, bağ ya da bahçelerde ayakkabısız gezilmemeli ve uyunmamalı. Özellikle
kırsal yerleşim birimlerinde yaşayanlar günlük yaşamlarının her anında bu
canlılardan biriyle karşılaşabileceklerini unutmamalılar. İnsanları düşman gibi
algıladığı yılan, akrep ve örümcekler ekosistemin vazgeçilmez parçalarıdır.
Bunları toptan yok etmek mümkün de değil, doğru da değil. Örneğin, yılansız bir
dünyada fare ve köstebeklerin insanlara büyük ekonomik zarar verebilecekleri
gözardı edilemez.”
Varol, insan ve doğanın korunması için köylerdeki vatandaşların yaşamlarını
tehdit eden yılan, akrep ve örümcek türlerine ilişkin eğitilmeleri gerektiğini
kaydetti.